Çarşamba, Eylül 25, 2013

gazgiz

hayat... bir sürü zigzag... düz bir çizgide yürümek iyi mi olurdu? nereye gideceğini, ya da sadece nereden geçeceğini bilerek yürümek peki? bilmiyorum... aslında galiba bundan önce bildiğim her şeyi unuttuğumu hatırlayınca... hiçbir sorunun cevabını bilmiyorum...

yorgunum ama geçtiğimiz aylardaki kadar döküntü içinde değilim. kontrollü olmaya çalışmak -bu kez- germek yerine rahatlattı sanırım. yine de emin değilim. -atıyorum- önümüzdeki hafta bir gün zırt diye dünya üzerime çökecek mi yine, hakikaten bilemiyorum. emin olamıyorum. kendimden ya da herhangi birinden hiçbir şekilde emin olamıyorum. müthiş bir "güvende hissetmeme" sıkıntısı içinde debelenip duruyorum. bunun bir adı var mı? vardır muhakkak... ama geçecek, sonra yine gelecek... bir top gibi sekip duruyorum... bir yerde bu sekmeler duracak, duracağım, her şey duracak... yine de...

daha az karanlık, daha çok huzur, aslında daha çok sevgi galiba ya da sadece daha çok hissetmekle ilgili... bilmiyorum dedim ya... hissedebilmeye dair bildiğim her şeyi de unuttum sanırım... taş gibi, duvar gibi... ama ağlayan bir duvar gibi çoğu zaman... ağlayan duvar olur mu?

geçecek... geçecek... geçecek...

telkin, bazen işe yarayabilen bir durak...

geçecek...

Hiç yorum yok: