Perşembe, Mart 21, 2013

k.a.

Şu an içimden taşan bu duygunun bir adı var mı? Sevinç ve heyecanla başlayıp hüzün ve yalnızlığa bağlanan bir yerde duruyor bu duygu.

Bir -ve belki de biricik- dostla şartları zorlayarak birkaç saat geçirmiş olmanın akabinde gelen mecburi -ve artık sürekli olduğunu kabullenme çizgisinin çoktan aşıldığı- ayrı kalma hali...

Kimsenin yerinin dolması zaten mümkün değilken bir daha hic kimsenin onun gibi olamayacağını bilmek ne fena; büyüdükçe yeni dostlukların imkansızlığına yaklaşmak, yalnızlaşmak...

Kalbim kırık...

Bugün hasret gidermeye yetmese de birazcık kavuşma getirdi bana. Ama kimsenin onun gibi ve onun kadar anlayamadığını bir kez daha -yani 86 milyonuncu kez- anladığım gün olarak da kaydedildi takvimlere... Bu öyle büyük bir acı ve sahiplenme ki -bunu da- ondan başkasının anlayamayacağı çok açık...

Kalbim gerçekten kırık...

1 yorum:

infantulus dedi ki...

'Benim sizlere ihtiyacım yok .. Sizlere ihtiyacım olduğu kanısına ihtiyacım var .
İşte bende yok ettiğiniz o kanı . 'Demis asaf dostlar baslikli cumlesinde...dosttan daha dogrusu benim disindakilerden cokk sey beklerim de kendimden benzer seyler beklemem,iyi hakli dogru olmadigimi bilmenin sonucu,belki de digeri karsi taraf kotu yalan egri olsa ben severmiydim...gereklimi sevmek..neyse.herneyse