Pazar, Eylül 30, 2012

ses

damarlarımızdan içeri suskunluğu sızdırmışlar da içimiz, dışımız her yanımız sessiz sanki... tıpkı benim hep korktuğum gibi, radyosuz uyuyamadığım zamanlar gibi... içine çekiliyoruz yerinden bile emin olmadığımız bir odanın, hiçbir şeye benzemiyor duvarları, anlamamıza yardım edemeyecek kadar suskun zihnimiz... kalbimiz zaten teklemeyi bile bırakmış... uyumuyoruz ama uyuyamıyoruz da...

Perşembe, Eylül 27, 2012

liliklik

doktor kolik demedi... gerçi biz de "kolik mi?" demedik ama sanırım ve hatta sanırız öyle... neyse geçer, geçiyor... arada zorluyor ama o kadar olacak herhalde... uykusuzluk bazen tak diyor, bazen eklemlerim dayanmıyor, bazen sinirlerim de dayanmıyor ama yine de geçiyor. bol ağlamalı, bol mızırdanmalı, gülücüklerin azaldığı bi dönem ama sanırım artık bitiyor.

şu ara sesi kısık, küçücük bebenin sesinin kısılması da bi acayip oluyor. yavrum ağladıkça o ses hakikaten paralıyor beni. elden de bir şey gelmiyor. neyse, bu da geçer... geçiyor... geçecek...