Salı, Ağustos 28, 2012

a.t.k.

oldu, 47 gün önce bu saatlerde doğurdum!

hemşirelerin ve beni bağladıkları cihazın sancım olmadığı iddiasına rağmen doğurdum hem de :)

evet bildiğin, bağıra çağıra, o sancıları çeke çeke doğurdum. o kadar ki benden sonra doğuma alacakları ablanın akrabaları kapıda bizim beye korku içinde "epidural aldı mı?" diye sorup, almadığımı öğrenince derin bir oh çekmiş...

sancıların şiddetini şu an hatırlamasam da hakikaten bir ara yapamayacağımı düşündüğümü, bir ara ruhumu teslim ettiğimi sandığımı ve yine bir ara annemden ve bizim beyden sürekli yardım istediğimi hatırlıyorum. korktum ama bambaşka bir deneyimdi ve ben bu epiduralsiz deneyimimden pişman değilim. ama yine olsa yine yapar mıyım onu da bilemiyorum :)

doğumun hemen ardından henüz göbeği kesilmemiş minicik bir yavruyu kucağıma bırakıp "oğlun" dediler. ne yapacağımı bilemedim. elimi uzatıp başını okşadım. ıslak, yapış yapış ve küçücük kafası titriyordu. ilk önce ağladım. sancıların ve doğum hormonlarının yarattığı kafayla dakikalarca böğüre böğüre ağladım. yani doğumhane son derece duygusal sahnelere şahit oldu :)

doktorum beni tebrik etti, çıktı ve hemşireler ilk kontrollerden sonra miniği kollarıma teslim ettiler. o ana kadar çığlıklarıyla ortalığı yıkan sıpam sesimi duyunca sustu. ne yapacağımı bilemez halim devam etse de "oğlum hoşgeldin" diyebildim. doğumhaneden sedye üstünde oğlumla çıkarken kapıda başka bir doğum haberi bekleyen kalabalık beni görüp ağlamaya başladı. sonra ben de... sonra annemi görüp daha da fazla... derken bir saatten fazla ağladım sanırım. doğumla ilgili hatırladığım en net kısım bu işte; o gün çok ağladım :)

sonrası... sonrası biraz şaşkınlık, biraz korku ve sanırım ufak bi doğum sonrası bunalımı... özetle çaresizlik ve ne yapacağını bilememe hali...

şimdi... şimdi hala biraz ne yapacağını bilememe hali ama aslında

şimdi: bir buçuk aylık, konuşmalarımızı dinleyip gülücükler atan ve uykuya geçmeyi bir türlü beceremeyen dünya tatlısı...

çok çok zor ama psikopatça zevk aldığım bir süreç gibi... bir gülücük tüm uykusuzluğu silip götürüyor gibi... yani klasik anne tripleri gibi :)