Salı, Kasım 22, 2011

değişik

şimdi bir sürü şeyden vazgeçmeliyim ama önce kötü düşünceleri,  paranoyaları ve bir de olasılıklar üzerine kafa yorma huyumu tamamen ortadan kaldırmam gerekiyor. ve... şaşkınlık iyi de, ne yapacağını bilememek kötü...

Cuma, Kasım 18, 2011

bri

şaşkınlık titremeyle birlikte geliyor ve insan şaşkınlığın içinden mutluluğunu seçemiyor. ne bu şimdi? bir işaret mi? saklandığım kutudan kafamı uzatacak kadar bile cesaretim yokken ne diyorlar bana? beklerken ve hatta isterken nasıl bu kadar şaşırabiliyorum hala, ona şaşırıyorum hala... hala...

mutluyum ama çok mutlu olmaktan da korkuyorum. endişelerim, şimdi huzurumdan çekilin lütfen...

Salı, Kasım 15, 2011

26

yapamıyorum. bunu söylemekten nefret ediyorum ama yapamıyorum. duramıyorum. sığamıyorum. alıştığım, düşünmediğim, umursamadığım 26 kasım geliyor. ne yapacağımı bilmiyorum. herkes aynı sadece yerleri farklı... gittikçe uzak, daha uzak...

Pazartesi, Kasım 07, 2011

çüg

insanlara "sen çok güçlüsün" demeyin, sandığınızın aksine üzülürler...

Cuma, Kasım 04, 2011

aynı değiliz

olmayacak, çok açık.
bu şarkı aklımın aynı yerinde duracak. ve zaman geçecek, sen artık tamamen silindin sanacağım. sonra karşıma çıkacaksın. hem de gerçekten göz göze geleceğiz. ben acıdan kıvranacağım.
bunu, şimdi bunların oluyor oluşundan biliyorum. beş sene sonra sen belki ölmüşsündür diye sevinirken seni yeniden gördüğümde de aynı şeyleri hissedeceğim, bunu biliyorum.
peki, şimdi mutlu musun? 2002'de öldürdüğün beni şimdi neredeyse her gün yeniden öldürüyor olmaktan gurur duyuyor musun?
kimse farkında değil diyecektim ama sanırım öyle değil. çünkü seninle gözgöze geldiğim her anda donuyorum ve bunu bir tek sen biliyorsun. her defasında donarak, yanarak, parçalanarak  ölmekte olduğumu sadece sen görüyorsun.
ve çok acı ki duyduğum öfke içimdeki korkunun yanında küçücük kalıyor. küçücük bir öfke ve ucunu bucağını göremediğim kadar büyük bir korku. üçünüz birbirinize çok yakışıyorsunuz.
kafam o kadar karışık ki. öfke, korku ve sen biraradayken ne yapacağımı bilemiyorum...

zamanın eli değdi bize/çoktan değişti her şey/aynı değiliz ikimiz de/zaaflarına bir gece/hatalarına bir nilüfer/sevgisizliğine bir kalp verdim/artık geri ver/geri verilmez hiçbir yanılgı/yokluğuma emanet et sen de benden kalanları/her şeyi al, bana beni geri ver, bir şansım olsun/başka yer, başka zaman, sensiz ömrüm olsun


Perşembe, Kasım 03, 2011

Sen Utanma N.Ç. Suçlu Benim ve Ben Utanıyorum!

kaç gündür bir şeyler demek istiyorum... diyemiyorum... bir "insana" bunu/bunları yaşattığımız için utanıyorum. üstelik n.ç. "çocuk" ve ben düşündükçe kahroluyorum.

biliyorum, hiçbir şey değişmeyecek, kimsenin vicdanı sızlamayacak, herkes topu bir diğerine atacak ve hiçkimse sorumluluğu üstlenmeyecek... rutin, bilindik, olağan, sıradan... adına ne denirse... ben özür dilerim n.ç. bir işe yaramayacağını bile bile...