Cuma, Ağustos 12, 2011

gibi

sırdı. canım yanıyordu ve neredeyse herkes biliyordu. yine de sırdı. canım bu yüzden ve buna rağmen yanıyordu.

eğer, anlatmamış olsaydım annem de hiç öğrenmeyebilirdi. eskiden olduğu gibi şimdi de herkes bilirken onun ruhu duymayabilirdi. ömrünün sonuna dek beni hırçın, güçlü, sevgiye alerjisi olan bir ucube sanmaya devam edebilirdi. bunların hiçbiri önemli değildi. hakkımdaki fikirlerini kendi ellerimle inşaa ettiğimden, korkmuyor, gocunmuyor ve artık neredeyse hiç üzülmüyordum. ama ben bunları anlatmamış olsaydım annem şu an kendine acıyor, insanlardan korkuyor olabilir, dış dünyadan tecrit edilişine ses çıkaramayabilirdi.

ben, yapamadım...

öncesinde konuşmanın, anlatmanın bizi ve ilişkimizi iyice hasta edeceğine, ailemizin dramatik geçmişine daha da gömüleceğimize inanıyordum. belki de -ve hatta kesinlikle- bu yüzden yıllardır susuyor, kendimi dışarı atıyor, onlardan mümkün olduğunca uzak duruyordum. Onlar birbirine sarıldıkça ben kendimi daha da uzaklaştırıyordum. aile'm'in bir parçası olamıyor ve bununla ilgili bir sorunum yok gibi davranıyordum.

fedakarlık yalanına sığınmayayım, kendimi korumaya çalıştım. yeniden anlatmak, olabileceklerin yükünü taşımak istemedim. yorgunluk insana neler yaptırıyor. bir de açlık. neyse...

özetle, ruhları bile duymadı.

herkesi sanki benim acılarımı onlar çekiyormuşçasına teselli ettikten sonra sokaklarda dolaştım günlerce. kimseyi görmedim. kimseyle gözgöze gelmedim. yanıbaşımda durduğunu sanan arkadaşlarımın sanılarına değmedim. herkes hayat değişmeden devam ediyor ve ben bunun bir parçasıyım sanmaya devam etti.

aradan 9 sene geçti. içim parça parçayken ve ben sürekli tamamen geçmiş gibi yaparken, anneme kendisini kötü ve çaresiz hissettiği bir anda pat diye söyleyiverdim her şeyi. vicdansızlık değil. kaldıramayacağını düşünmek değil... sadece çaresizliğin sandığı şey olmadığını göstermek istedim. zehrin şifasını bulmaya çalışıyordum aslında. işe yaradı mı bilmiyorum...

annem duydu. annem ayağa kalktı. annem oturdu. annem ayağa kalktı. annem ağzını kapattı elleriyle. annem oturdu. annem ayağa kalktı. sanırım 3 - 4 dakika boyunca bu döngü devam etti. kıpırdamadım ve tek laf etmedim o dakikalar boyunca. ağlayamadı. bağıramadı. kızamadı. anlayamadı da... sadece bu seri hareketleri tekrarladı... kıpırdamadan durdum işte. sonra geçti dedim. geçmişti zaten ama sen bilmiyordun dedim. bu bile geçti, kimseden korkum yok dedim. yanıma geldi. oturdu. elimi tuttu. ben nasıl görmedim dedi. onunla ilgisi yoktu oysa...

aradan 9 sene geçti. 9 senede bildiği her şey bir tek cümlemle yıkıldı. ama içindeki ben pırıl pırıl yeniden inşaa oldu. canı yandı ama anladı. canım yandı ama anlattım.

bilmesi gereken tek şey vardı.
öğrendi ve bitti.

Hiç yorum yok: