Pazartesi, Mayıs 24, 2010

çem

biri beni kendimle konuşmaktan alıkoyabilir mi?

çok yorgunum. hem fiziken hem de ruhen bitik hissediyorum. hayatla mücadele etmenin anlamı yok, onu anladım ama kendimle olan mücadelemi sonlandıramıyorum. kavgasız günüm geçmiyor. önce küfrediyor, sonra kızıyorum kendime. sonra ağlatıyorum kendimi. sonra... sarılamıyorum işte, barış yapamıyoruz kendimle ben. bir süredir, bir dargın bir daha dargın geçinip gidemiyoruz.

dışımda sarılı folyodan çıkıp gitmesin öfkem diye tüm çabam. benden çıkan her hırçın parça, folyodan sekip kendime çarpıyor yine. kendime engel olamıyorum. o hırçın parça gidip de benden başkasına çarpmasın istiyorum.

ne için uğraşıp durduğum hakkında bir fikrim yok. sadece uğraşıyorum. sadece koşturuyorum. sadece yetiştiriyor, hallediyor, yapıyor, ediyorum. amacı, nedeni, sonucu, başarısı, neticesi yok. sadece oluyor ve bitiyorum. ama yine de şimdi sadece bittiğimi hissediyorum.

çevremde bir çember. çemberin içinde tanımadığım yüzler. nereden geldiğimi, nerede durduğumu, nereye gittiğimi bilmiyorum. kimseyi tanımıyorum da sanırım...

konuşacak başka bir şey yok...

2 yorum:

hüznün tadı dedi ki...

"Ya dışındasındır çemberin
ya da içinde yer alacaksın..
Kendin içindeyken,kafan dışındaysa
Çaresi yok kardeşim
her akşam böyle içip kederlenip
Mutsuz olacaksın
Meyhane masalarında kahrolacaksın.."

sherlotte holmes dedi ki...

bu çember, o çember...