Pazartesi, Mayıs 03, 2010

çark

kendi kendime sürekli "yine olmayacak" diyorum "yine olmayacak, yine olmayacak..."
işe yaramıyor sanırım. aynı yolda ve aynı hizada yürümeye başladım tekrar.

o zaman da böyle başlamıştı. sonra akşamın bir vakti deli gibi koşmuştum onu hatırlıyorum. akşam değildi aslında, geceydi ve sokakta bizden başka da kimse yoktu. bir iki cümle vardı ses tellerimin yüksekliklerine erişemediği, erişememe ağrısını yemek boruma sapladığı...

bir bunu hatırlıyorum bir de ağlamıştım yine. aptal gibi, hem salyalı hem de sümüklü bir ağlamaydı o. burnum akıyordu, dudak üstüm ıslaktı. biraz daha çamurlu olsaydı üzerimdekiler ya sokakta yaşıyorum zannederlerdi ya da bunadan sonra sokakta yaşayacağım...

kötüydü. hakikaten kötüydü.

kendi kendimi boka gömüyorum. biliyorum. başka şeyler düşünmeye çalışıyorum. duramıyorum. kafamda "ya öyle olursa ya böyle olursa" çarkı kurulu tırrrrt diye sarıyor kendisini sürekli. durduramıyorum.

anlamsız. olmayan şeyler üzerine kafa yormak çok anlamsız. üzerimdeki bu ağırlık hissi, bu olduğum yerde yerin, toğrağın dibine çökme isteği çok fena. olmuyor evet de, düşünüyorum bazen "olsa"... çöksem mi toprağın dibine...

bazı şeyleri anlatacak kadar çok kelime bilmemek ne kötü...

2 yorum:

aklımın sureti dedi ki...

üzme kendini.

zeytin dedi ki...

olmuyorsa demek ki daha iyice yenilmiş sayılmazsın.Bir de şu yolu denemeliyim deyip yeni bir yol alma zamanı gelmiş işte."Bu olmadı , bu sefer bunu denemeliyim"bir haftadır benim anahtarım bu cümle.Üzerinde azıcık düşününce bile rahatlatıp olaylara farklı açıdan bakmamı sağlıyor.Geriye değil gözün hep ileriye bakacak ama...