Perşembe, Mart 04, 2010

y

ben bir şey demek istiyorum, diyemiyorum da. yoruldum sadece...

kollarımın içinde, bazen bacaklarımda tüm sinirlerim çekiliyor. çirkin bir çekilme, çirkin bir huzursuzluk. algıda seçiciliğe engel olacak kadar yerleşik hale gelmiş karmaşıklık. kafamda dönüp duran sesler, durum değerlendirmeleri -ve diğer yandan boşver diyen taraf...

tüm bu anlamsız ve rahatsız edici karmaşa içinde benim koca kafam. koca kafamın etrafından içine sızan sesler. gürültü. patırtı. hakikaten yorucu ve bir de can yakıcı.

elimden kendime karşı bir şey gelmemesi çok fena. insan her şeyle baş ediyor neticede. herkesin durduğu, gittiği, gideceği yer belli, her hissiyatın doruk noktası ve dibi belli. bir benim nerede olduğum, durduğum, yönüm, yerim yurdum belli değil. yüksek bir yere çıkıp bakamadığımdan etrafı da göremiyorum bir türlü. koordinatları belirlemek için bir tepeye ihtiyacım var ya da en azından tek ayağımla üzerine basıp yükselebileceğim bir çöp kutusuna, ki elimin altında her ikisi de yok gibi.

ne yana gideceğimi bilemiyorum bazen. ne duyup ne dinlediğimden emin olamıyorum. şu huzursuzluk hali, günün bu saatinde geldiğinde bir türlü toparlanamıyorum. yoruldum sadece...

2 yorum:

Sardunya dedi ki...

Aynen böyleyim bugun.... aynen boyle.

sherlotte holmes dedi ki...

çabucak geçmiştir umarım dün...