Salı, Şubat 23, 2010

Pazartesi, Şubat 22, 2010

rem

onun da senin için dediği gibi...



vicdan, okuduğun kitaplardan öğrendiğin ama deneyimleyemediğinden bir türlü aslını bilemediğin...

süm

aklının yetişemediğini hissettiğinde panikliyorsun. bir sümüklüböcekten farksız görünüyorsun. öyle zamanlarda seni kabuğundan tutup toprak bir alana bırakmak istiyorum. yere yapıştığından benimle gelemiyorsun. üzülüyorum...

Perşembe, Şubat 18, 2010

"öfff"ke

iç sıkılması olarak adlandırdığım bi şey var benim. belki başkaları da öyle diyor, bilmiyorum. bazen -daha önce de söylediğim gibi- göğüs kafesimin üzerine bitr fil oturuyor gibi, bazen de kaburgalarımın arasına -yine- bir fil sıkışmış, ıoradan çıkmaya çalışıyor gibi...

elimde olmadan, anlamsız ve otomatikleşmiş bir şekilde oflamalar, puflamalar... durduk yere gözlerin dolması, bazen on saat boyunca durmadan koşma isteği, bazen müziğin sesini sonuna kadar açıp kulak zarlarımı unutma çabası... hepsi farklı şekilde aynı kötü, tatsız duygunun getirdiği/götürdüğü...

bu nedir? mental bir sorun mudur? nasıl uzaklaşılır bulamadım bir türlü. ergenliğimden beri aynı nane. tadım bir var bir yok. bu dengesizlik beni çok yoruyor bazen. kabullenebildiğim anlar dışında zaman çok zor geçiyor. ne yapsam, nasıl etsem bilemiyorum.

şimdi; bıkkınlık, küfretme isteği ve biraz öfke...

Pazartesi, Şubat 15, 2010

pr

yalandan kükreyen aslan prensim, maalesef kral olacak kadar büyüyemeyeceksin...

Pazartesi, Şubat 08, 2010

r

"ilk önce kızgınlıktan gözlerim zonkluyor. sonra gözlerimden bir iki damla akıyor. sonra göğüs kafesimin sol yanında bir yanma ve uyuşma başlıyor. iki büklüm oluyorum. nefesim nereye gidiyor bir fikrim yok. hayal kırıklığı hakikaten canımı yakıyor. hayal kırıklığı, çirkin bir acıya dönüşüyor. onca zaman yapayalnız durmuşum, onca yolu tek başıma gelmişim diyor kafam, ciğerlerim sessiz sessiz nefes almaya çalışıyor. ne korkunç, hayal kırıklığının seninle gelmesi ne kadar korkunç. bunu gerçekten aklım almıyor."