Salı, Aralık 29, 2009

nolyan

"buraya daha önce de gelmiştim. korktuğumu o zaman da söyleyememiştim. adım atacak yer yok. etrafımda bir naylon sarılı. nefes alacak kadar hava yok. ya düştüm çoktan ya birazdan düşeceğim.

bunu bilen ben'in dışında asılı duran beden gülüyor, konuşuyor bir şekilde yaşıyor. içindeki naylona sarılı ben, titriyor, çenesi kilitlenmiş, konuşamıyor.

kendinden korkan naylona sarılı küçücük kalmış beden, dışındakinden nefret ediyor, dışarıdaki herkesten dışındakine katlandığı, içindekini bilmediği için nefret ediyor."

Cuma, Aralık 25, 2009

züs

bazen kaç yüzünüz olduğunu sayamıyorum. "hepsini görüyorum" demek istiyorum ama üzerime vazife olmayan işlere burnumu sokamıyorum. "keşke burnum bu kadar iyi koku almasaydı, boka bulanınca da kokusunu almazdı" diyorum ama sizin bundan bir şey anladığınızı sanmıyorum.

hakikaten...

neyse...

Çarşamba, Aralık 23, 2009

boğ

eskiden mutlaka anlatırdın birine... en yakınındakine... sustukça boğazın, konuştukça başın ağrıdı... sonra kaldı ilk düğüm orada öyle... ardından diğeri de...

uç/ur/um

yıllardır altından çıkamadığım bir tavan var tam tepemde. bu kaçıncı çöküşü üzerime bilmiyorum. günün hiç beklenmedik bir anında nasıl olduğunu, nereden geldiğini anlamadığım bir zelzeleyle çöküveriyor. onarmak ne kadar zaman alırsa alsın, hangi malzemeyi kullanırsam kullanayım mutlaka bir zaman, bir yerde yeniden çöküyor... bu yüzden şimdi çöktüğü gibi kalsın ve düzelmesin istiyorum...



insanın hislerinin arasında yirmi dört saat bile girmeden kocaaaa bir uçurum açılması ne acı. ben, başka ruh hallerindeki beni tanıyamıyorum.

Pazartesi, Aralık 21, 2009

iney

bu senenin kötü geçmediğine, bu defa kendi kendime yapmayı vaadettiklerimin çoğunu gerçekleştirdiğime, hiçbir şeyin kötü olmadığına, yetersiz olanların da geçiciliğine, öfkemin bir gün dineceğine, halihazırda güzel giden şeylerin kötü sonla bitmeyeceğini artık öğrendiğime, kafamın tüm teklemelere rağmen gayet iyi çalıştığına inanmak istiyorum.

yeni yıldan bunlara inanmış olarak yaşamıma devam etmemi sağlamasını bekliyorum.

çünkü bu basamağı aşınca gerisinin geleceğini, güvenmem için sebebim olacağını, atacağım adımlar için yapacağım anlık hesapların beni doğru yöne götüreceğini, gözlerimin tatsızlık yüzünden daha az dolacağını, ergenliğin ilk zamanından beri aralıksız aklımdan geçirip durduğum "azim, sabır ve inanmak için güç" dileğimin yerini bulacağını biliyorum.

yeni yıldan bildiklerimin gerçek bi de sevdiklerimin yanımda olmasını diliyorum.





bir de bu boğum boğum boğazımın düğüm düğüm kilidi geçsin artık. kendimi taşıyamıyorum ama bunu düşünmek istemiyorum...

Cuma, Aralık 18, 2009

dak

yine...


taaak! bir cam bardak kapanıveriyor üstüme. sonra küçücük kalıyorum ortasında, içinde.

Pazartesi, Aralık 14, 2009

Pazartesi, Aralık 07, 2009

benbigün

bunu blog yazan herkes bir ara yaşıyor sanırım... burada bir şeyler söylemek istiyorum sonra bakıyorum burada söylemesem daha iyi olur diyorum... belki de tebdil i mekanda rahatlık vardır hakikaten... etrafıma bir çember çizecekse gören gözler, anlatıp durmanın bir anlamı var mı bilmiyorum... başka bir yer de belki... belki burada ve kulakları tıkayarak... emin değilim... düşünecek vakit de bulamıyorum...

Cuma, Aralık 04, 2009

birarada

insanın dostlarıyla birarada* olmasından daha güzel olanı dostlarından ayrıyken bile değişen bir şey olmadığını bilmesi sanırım... hep sevdiğim, ne kadar sevildiğimi hep bildiğim** teşekkür ederim...







*"bir arada"yı ayrı yazmak, böyle bir kural koymak kadar ahmakçası yok sanırım...

**bazen bir tekil, başka bir çoğula tekabül eder... bu yüzden birden fazla oluşunuz mutluluğa mutluluk katmaktan geri durmuyor...