Cuma, Kasım 13, 2009

narvık

kalbin bedeninin dışına çıkmak istiyor; çarpıntısından değil, kıvranışından anlıyorsun. acıdan gözlerini açamıyorsun. dostunun, sevgilinin, kardeşinin kucağında kıvranıyorsun. her şey az sonra ölecekmişsin gibi planlanmış sanki. az sonra öleceğini düşünen bakışların karşısında az sonra ölecekmiş gibi görünüyor olmalısın. ölmeyeceğini de biliyorsun, kalbinin biraz sonra yerine bir kez daha alışacağını da. bir kadın saçma sapan bir cümle kuruyor televizyonda. gülüyorsun. gülüyorsunuz. unutmuş gibi yapıyorsun. bir şey yokmuş gibi yapıyorsunuz. susuyorsun.

Hiç yorum yok: