Pazartesi, Ağustos 10, 2009

e.

aramızda dağlar ve bazen vadiler var, içinden çılgınca akan ırmakların geçtiği. adını sayamayacağım birkaç şehir, karşılaşmadan geçirdiğimiz uzun yıllar var. bundan sonra da öncesi gibi onların "tanışmak" dediği hadiseyi gerçekleştiremeyeceğiz ya da seslerimizi kavuşturmamıza bile gerek yoktu belki. ben sana sarıldım, sen sana sarıldığımı anladın. sonra sesini sesime sardın. dedik ki dost olmak hem onların hem de bizim bildiğimizden farklı imiş. dedik ki iyi ki varsın, var olasın. görmediğin gözler her istediğinde bir kapı açacaklar sana, sen var olasın.

bugün duyduğum güzel sesin güzel sahibi. belki çok iyi anlıyor, belki de hiç anlayamıyorum seni. ama bir şeyin değiştiğini düşünmüyorum. biliyorum, üzerine çöken metanet sana o kudretli adamdan miras. üstelik senin bunun farkında olman öyle güzel ki, sana bir kez daha sarılmak bu defa elini sımsıkı tutmak istiyorum.

hayatın neyi alıp neyi verdiğini (bazen geri verdiğini) bilmiyorum. ama ben her daim "bir gün kavuşmalara" inanıyorum. o yüzden özlem bastırdıkça bunu düşünüyorum. sen de bunu düşün, bil, hisset istiyorum. bir gereklilik değil ama ihtiyaç gibi, seni sevdiğim ölçüde benim geç öğrendiklerimi bilerek başla istiyorum. deneyimlerimizfarklı gelişecek elbette yine de... ne bileyim...

sımsıkı sarılıyorum. içimden geçen sadece bu...
burada kaçacak, saklanacak bir kapın olduğunu bil istiyorum...

şimdi bu koşturma içinde ve dahi utanan/kekeleyen yanımla sana bunları söyleyememişken, bu satırları okumayacak dahi olsan bil istiyorum...
bunları hep bil istiyorum... sadece bu, hepsi bu...

3 yorum:

Brajeshwari dedi ki...

mutlaka biliyordur..Ben düşünülen, yazıya dökülen herşeyin sahibine ulaştığına inanıyorum...

sherlotte holmes dedi ki...

ben de aynısına inanmak istiyorum... inanıyorum da sanırım...

kaptan arka kapi dedi ki...

ulaştı :)

eşek şerlot, bana hiç böyle şeyler yazmıyosun. hani seni sabah aramış olsam tamam da sesim güzel değil ki benim. kamuoyu bi açıklama bekliyor.