Çarşamba, Haziran 03, 2009

ben bir nükleer...

nükleer redaktör oldum ben...

gıcır gıcır bir çalışanım ben. aklını arındırmış ve her şeye pırıl pırıl başlamış, mis gibi bir redaktörüm şimdilik. adaptasyon sürecini atlatınca kafam da iyice güzel olacak diye umuyorum.

bir bütün günün tamamını evde geçirmeye bile tahammül edemeyen şahsımı aylardır ev hapsine almıştım. iyiden iyiye anladım ki, aşırı dozda ev hayatı bunalımlarla birlikte geliyor bana. sonra düğüm üstüne düğüm... oysa düşünecek vaktim olmamalı benim. kendime odaklanmadan, kendimi mutlu edecek kadar vaktim kalmalı. onun dışında akıldan geçenlerin haddi hesabı, sınırı yok.

aklımın içinde dönüp duran kötü düşünceler ve çatallı sesler ancak mecburi meşguliyetlerle uzaklaşıyor benden. bir de saçlarımı okşayan kocaman ve çok güzel ellerle... başka türlüsü pek mümkün olmuyor...

bu yüzden...

nükleer redaktör oldum ben...

Hiç yorum yok: