Perşembe, Mayıs 14, 2009

m

sürekli konuşuyor, kendini anlatıyor. o kendini anlattıkça ben anlattıklarından daha farklı doneler ediniyorum. uzaklaştıkça uzaklaşıyorum. hayatının hiçbir ayrıntısı beni kendine çağırmıyor. o kendini anlattıkça ben kafamı diğer masalara çeviriyorum. biliyorum ki o, kimseyi dinlemiyor ve duyduklarını kabullenmiyor. ben önce sinirlenip sonra sinirlenemeyecek kadar umursamazlaşınca hemen ardından hayattan çıkarma faslı geliyor. sanırım artık sırası gelince herkesle vedalaşıyorum-vedalaşabiliyorum.

5 yorum:

Caón Demente dedi ki...

wow, this is the first
time I actually understood
what is written here ...
uuh! it began to rain . . .
Greetings

Volkan Kemal dedi ki...

zamani iyi ayarlamak ve o gelince terketmek guzel sey... once, sende sen olmayi dislayani terkederek yenilesmek uzere terketmek; terkettigin noktaya geri donmemek, virgullsememek guzel, onurlu bir durus...sonrasi guven tazeletiyor insana..ayaklari uzerinde yurmenin guveni buyudukce kosuyorsun...seni bekleyen guzelliklere..
veya tam tersini yapiyorsun; baglandigina korlesen bir baglilikla sarilip; kanat altina siginmayi surduruyorsun...
vk

sherlotte holmes dedi ki...

so... welcome again caon :)

---

virgülsememek ve noktalayabilmek güzel, çok güzel volkan kemal...

Volkan Kemal dedi ki...

cogunlukla noktayi koyamiyoruz zamaninda; virgullesmeyi surduruyoruz amansizca,,,,
kararsizliktan bikmisligim bir yana, cogunlukla acele karar verdiklerimden pismanligim ote yana, savrulup gidiyorum...
Holmes, benim nereye gittigimi bulabilir misin?
Nerelerde kaldigimi, nerelerde olmam gerektigini soylesem boylesi uc bilinmeyenli bir denklemi cozebilir misin?
.. susarak konusmalarimi surdurdugum zaman rahatliyorum, ic huzur burada mi bilmem ki..

sherlotte holmes dedi ki...

yollar böyle eğilip bükülürken nereye gittiğimizi bilemiyoruz bir türlü... çatallar sonra kesişim noktaları... yollar hem ıssız hem kalabalık, kimse nereye gittiğini bilmiyor gibi...