Perşembe, Aralık 18, 2008

oh!

pazartesi günü, tam da bayram dönüşünde, hayatımın en doğru kararlarından birini verip, istifa ettim. o kadar hafifledim ki, bu huzuru anlatamam. şimdi aklım, kafam bomboş. ama bu kötü değil sadece tuhaf.

geçtiğimiz iki yılda inanılmaz yoruldum. hayatım boyunca hiç karşılaşmadığım bir üslupla bu kadar uzun zamandır kendi içimde mücadele ediyor olmak beni o kadar yıpratmıştı ki. şimdi biraz boşlukta yürüyor gibiyim ama gerçekten iyi olduğunu düşünüyorum.

ha bir de şu var tabii... bakış açımı, duruşumu, içimden geçen her şeyi açık açık söyleyişimi kendi kendime takdir etim ama bunun için bir de takdir aldım. hem de asla ve asla el sıkmayacak, teşekkür etmeyecek bir adamdan. bu kadarı bana yetti. her şey yolunda gitti de son dakikada "ulan ne yapmışız biz" dedirttim. bir tek bu bile bu mutluluk için yeterli sebep...

uzun uzun anlatırım sanıyordum ama bu mutluluğun etkisi biraz garip oldu işte. duruyorum, duruyorum, duruyorum.

2 yorum:

Arzu Pınar dedi ki...

hayırlı olsun. :)
ferzan özpetek in karşı pencere filmini hatırladım. kadın tavuk yolma işinden istifa edip, sevdiği pastanede çalışmaya başlıyordu.
kendimizi hapsetmeye gerek yok.

sherlotte holmes dedi ki...

bazen bunun adı gerçekten "hapsolmak" oluyor ve buna hakikaten değmiyor... kendinden yemeye değmiyor...

ve teşekkür ederim hayırlı olur umarım :)