Cumartesi, Aralık 27, 2008

ab

sana duyduğum özlemin hiç bilmediğim bir şekliyle geçti bu sene. olmadığını daha iyi kavrayarak ve neden olmadığını bir türlü anlayamayarak. yani çocuk gibi. ben büyüdükçe özlemim çocuklaşıyor sanki. ben olgunlaştığımı sandıkça içimdeki tüm acılar gözlerimde taşıt değiştiriyor onun dediği gibi... yanıyor göğüs kafesimde kocaman bir üçgen. sönmüyor aylardır. yerine birini asla koymayacağım ama o eksikliğin asla kapatılmak istenmediği böylesine sokulurken gözüme ben seni daha çok özlüyorum. sanki gördüğüm her haksızlıkla sen mücadele etsen, ben de senin arkana sığınabilecek kadar şımarık olsam geçiverecek dünyanın gürültüsü. ben her şeyle mücadele halinde olan dimdik durmaya çalışan bir kadın olmayı olmayı sevmiyorum. bunu sevmiyorum. ben hakikaten o çözer zaten diyen bir çocuk olmak istiyorum. çocukluğumdan beri bana ne kadar olgun, aklı başında olduğumun söylenmesinden çok sıkıldım. olgun falan değilim ben, aklıbaşında hiç değilim. sadece siz o duvarları yıkıp tenime değemeyin diye içeride dimdik ayakta duruyor, büyüklerin sesini taklit ediyorum. dersaneden kaçıp eve geldiğimde arayan sekretere annemin taklidini yaptığımdakine benzer bir şey bu ve aslına sizin olgunluk anlayışınızla uyuşmuyor. sizinle uyuşmak falan istemiyorum...

Hiç yorum yok: