Cuma, Kasım 28, 2008

umur(ga)

öylece duruyorum. ki zaten bir şey yapmak istemiyorum, yapmıyorum da. üzülmüyorum da artık buna. herkes gitti. kimse kalmadı. bir tek ben duruyorum sanki öyle. insanlarla aramdaki mesafeler kilometre bazında hesaplanamıyor bile. hissettiğim böyle. herkes gitti, benim zorla tuttuklarım bile gitti. neredeyse kimse için yokum. olmayı da istemiyorum.

belli etmiyorum, etmek de istemiyorum. ama durum böyle. kafamı evin kapısından sokup sonra dışarı çıkarmamak istiyorum. msn listemi tamamen silmek istiyorum mesela. telefonlarımı kapatmak istiyorum. zaten kimse yok, varmış gibi yapmak istemiyorum. bu duygunun bu kadar yayılıp, içimi dışımı kaplayacağını bilmiyordum. kendimle mücadele etmiyorum. böyle olması beni rahatsız etmiyor. kimse yok, varmış gibi yapmak istemiyorum.

hiçbir şey ilgimi çekmiyor. ben bile kendi ilgimi çekemiyorum. saçma, içi boş konuşmaları her zamankinden daha çok yapıyorum. çünkü hiçbir kelimenin içini dolduramıyorum. bu beni huzursuz etmiyor. belki de kötüdür huzursuz etmemesi, bilmiyorum. işin güzel yanı, hiçkimsenin bu olan bitenden haberinin olmaması. bunları gözlerinin içine bakarak söylesem de bir duygu uyandıramam mesela gözlerinde. işte güzel olan tam olarak bu, neyse.

anlaşılır bir şey değil ama inan bana karmaşık da değil. üstelik iyiyim ben böyle. hakikaten "bir başına" olarak müthiş iyiyim. insanlara inanmıyorum, inanmam gerektiğini de düşünmüyorum. güzel sözler ne kadar lüzumsuz.

hakikaten herkesi çirkin siyah plastik poşetlerle birbirlerine bağlamışlar gibi. içimden taşan bir ikisi dışında sevgiye filan da inanmıyorum. sevgiye, bağlılığa, vefaya... içimden taşan bir iki güzel duygunun gittiği, bir iki güzel insan dışında kimseye inanmıyorum... bu yazıyı da 7 yaşımdan beri kalbimi kıran herkese gönderiyorum... ruhsuz olup bundan huzursuzluk duymayacak kadar ruhsuz kalmaya devam eden eseriniz, hayırlı olsun...

şimdi sadece gülelim içinde başka bir şey olmasın ve mümkünse üzerine düşünmeyelim. zaten ben gülüyorum bir süredir. manasız duygusuzluğumla nasıl da güzelim. yerim ben kendimi hatta. gerisini hakikaten umursamıyorum.