Cuma, Eylül 26, 2008

dia

rüyamda sen yanımdayken, biz yine benim odamda, ben yer yatağında sen benim yatağımda uyurken... daha doğrusu uyanmışken... saçlarımı birinin kazıdığını fark ediyoruz, bir kısmını kazıdığını bir kısmını da kırpık kırpık kestiğini... sen yatağımda bir sürü saç buluyorsun... uyanıyorum... çok özlüyorum... zaman makinası bir an önce icat edilsin, kalkıp eski günlerimize dönelim istiyorum...

Cuma, Eylül 19, 2008

cesur

***aklımdan geçiyor, kalbimden de ama arayamıyorum kimseyi. yani içim istiyor da canım mı istemiyor ne oluyor. saçma bir durum tabii. söylesen, kimse ciddiye almaz.

***burası beni yiyip bitiriyor. ve neyse ki akşam olunca her şey bitiyor. burası beni yiyip bitiriyor. beni küçücük bir adımla dışacı çıkaracak küçücük cesaretimi nerede bıraktım?

Perşembe, Eylül 04, 2008

huzur

canımı sıkan, insanlardan tiksindiren bu kadar çok şey olurken nasıl bu kadar mutlu olabiliyorum? hatta nasıl oluyor da hayatımın en güzel dönemini yaşıyorum? şaşırıyorum ama açıkçası eskisi gibi kurcalamıyorum bu şaşkınlıkları, kendimle ilgili bir şeyler söz konusu olunca şaşırdığımla kalıyorum. açıkçası iyi de oluyor. başından beri can sıkıcıların üzerine düşünmenin kar getirmeyeceğine inandım zaten. yine de insanın mazoşitst yanı uyanıuyanıveriyor işte bazen...

eve giderken içimde bir mutluluk, evdeyken şöyle sağıma dönüp karşı kanepeye bakınca bambaşka bi mutluluk ve bir de inanamama hali. kusursuz olmayan güzelliğimizin kusursuzluğuna bakıp bakıp sevinme hali. mesela huysuzlukları telafi edebilme şansı, mesela gece korkularından kaçabilme şansı, mesela bile isteye una, yumurtaya bulanma hali... bu kadar güzel ve ulaşılabilir bir şeymiş yani şu mutluluk...

huzur...

iki ayrı ve birbirinden bağımsız insan bizimle duyduğu huzura sevindi/şaşırdı...
ve onlar bana bunu söylediklerinde ben mutluluğumdan mutluluk duydum...
dilerim hiç değişmesin...


ve allah nazarlardan saklasın :)

Salı, Eylül 02, 2008

Pazartesi, Eylül 01, 2008

in

hayatta benim gibi aptallar adaleti bekler durur. adalet dediğimiz şeyin var olduğuna inanır. mesela benim gibi aptallar bir de ilahi adalete inanır. sonra başka çok zeki mahluklar yaşamınızın her dakikasını zehrederek bunun var olmayacağını tekrar tekrar ispatlar. hayattan beklentilerin sen doğmadan önce belirlenmişlerinle sınırlı olmalıdır der birileri. kıçınla güler ama bir gün buna nanmaktan korkarsın sen de.