Çarşamba, Ağustos 20, 2008

hoşgeldim

değişik bir şey mutlu olan yanımı gölgeleyen -o diğer- yanımın besin kaynağı, hala yerli yerinde duruyor. ya da ben yerli yerimde duruyorum, o yüzden değişen bir şey olmuyor. bir yerde okumuştum, gerzek sağlık sayfası dolgusu olan haberlerden birinde, sırt ağrılarının en büyük sebebi işteki sıkıntılar diye... şöyle diyeyim, tatil biter bitmez sırtım, kollarım, bacaklarım ağrımaya başladı yine. ben de klasik ev hanımı modunda, "aha işte doktorlar diyorsa doğrudur" tadında bir yaklaşımla kendime çözüm arıyorum.

yaz başından beri kuracak hayaller ediniyorum yine. her şey iyi, güzel. hayatımla ilgili müthiş bir gaza gelmişlik hissi dolu içimde. başta hakikaten sadece gaz sanmıştım fakat şimdi hala geçmediğine ve dahi kendime hayallerimi gerçekleştirecek yollar aradığıma göre..diyorum ki "gaz maz değil kardeşim, farkına vardım, aferin". hayal dediğim de aslında angarya bir sürü şey yıkacağım kendime ve zihnime. ama bu güzel. "insan boş kalmayagörsün hemen boka sarıyor hayat" diye düşünüyorum şimdi sadece...

bir de dün yeni bir hayal edindirdi pek sevgili hayat arkadaşım (bir kelimeler bütünü bu kadar güzel olabilirdi ancak ve ben bu hususa ayrıca değineceğim). "gitmek ve gitmek ve ardından bir vakit dönmek" üzerine gerçekleşmesi çok çok küçük bir hayalin kendisi tarafından da paylaşıldığını ve dahi desteklendiğini gördüm. sevindim sevindim. dünden beri bunu düşünüp duruyorum. bunu sadece düşünüyor olmak bile nasıl güzel mutluluk. aklımda başka hiçbir şey yok işte ben ne yapayım...

klasik sıkıntılarım da dahil olmak üzere kendime dönüyorum sanki. bu da güzel. içimde aklımda bir sürü iş. koş koş koş, çalış çalış çalış diyen bir sürü ses. o kadar sesin bir araya gelince yarattığı mutluluk hissi. güzel. bir tek akşam 6 buçuğa kadar hayatımı uyutuyorum ve belki biraz zaman kaybediyorum. onun dışında her şey güzel...

Hiç yorum yok: