Pazartesi, Haziran 09, 2008

-ık

kırılmaz bardak hikayesini hatırlıyor musun? hangi filmdeydi*, bir türlü dikiş tutturamayan damat** kırılmaz bardak satma işine giriyordu. kırılmadığını kanıtlamak için fırlatıp atıyordu bardakları. kırılıyordu hepsi birbir. hepsinde deniyordu tekrar. eve dönüyordu sonra, hem hayal kırıklığı hem bir parça mahçubiyet...

ona benziyor bazen.

"kırılmıyor bak, bak, bak bu defa kırılmayacak"





*aile şerefi
** şevket altuğ

4 yorum:

Dikkat! biyo var ! dedi ki...

Ahaha.Hatırladım evet:)
Ne güzeldi şu eski Türk filmleri.
Bunu okuyunca aklıma şener şenin filmi geldi.Züğürt ağa.
Hani ağa domates satıyordu ya"domatiezzz,domatatiezz"diye kibar kibar bağırıp sonra alışması.
Ne alâka Biyo!
Alla allaaa

sherlotte holmes dedi ki...

ah o mahçubiyet...

fantazmagorya dedi ki...

iliklerime kadar hissettim o mahcubiyeti

sherlotte holmes dedi ki...

mahcubiyete güzel denir mi? denirmiş...
kanımca böyle şeyleri yaşamışcasına hissedebilmek büyük lütuf...
hoşgeldin fantazmagorya...