Perşembe, Haziran 12, 2008

...

yorgun, bitkin, keyifsiz hissediyorum. biraz da mutsuz belki. şimdi ben bunları söyleyince birileri elini ağzıma çat diye indirebilir, bunu da biliyorum ama. bu yani işte, ne yapayım. bozulan, kırılan, değişen bir şey yok. öyle ki ben aslında bu yüzden böyle hissediyorum. o kadar aynı ve o kadar değişmez ki hayattaki kimi kurallar. mahkumiyetler, mahrumiyetler yerinde sayıyor. o arada uzanan elleri de tutmak istemiyor insan. öylece kapanıp kalmak sadece.
enerjim yok. son üç senedir rayına girmesini bazen çırpınarak ve nefes alamayarak da olsa sabırla bekliyorum. bekledikçe değişen bir şey olmadığını görüyor, kötü hissediyorum. adalete ve "hak etmeye" inancım hala yok. yine de ister istemez bu hususu sorgulamaya devam ediyorum. keyifsiz insanların keyifsiz yüzleri, keyifsiz şakaları, keyifsiz ciddiyetleri son derece bunaltıcı. buranın tüm enerjimi emmesine tahammül edemiyorum. etmek zorunda hissetmiyorum da. niye durup dinleyip tekrar duruyorum bilmiyorum...

3 yorum:

Dikkat! biyo var ! dedi ki...

Ay zor okudum allah seni!
yorgun, bitkin, keyifsiz hissettiğin için değil ama gözlerimin içine ettiğin için elimi ağzıma çat diye indirebilirim.

Yoook yokkkk,kıyamam ben şarlotumaaaa,kimler emmiş şarlotumun enercilerini bakiiim.Gelll gel yasla başını omzuma annem,anlat,anlatmazsanda sarıl bana.

(Birden bunu ne çok istedim,şaka değil valla:/ )

Aydan Atlayan Kedi dedi ki...

Tüm bu haller yüzünden, herkesten ve herşeyden uzağa kaçıp kendi kalbimin mağarasına sığındım ben de. Belki tüm bu sorgulamalar biter, başka bakarım da ben başka baktıkça dünya değişir diye... İşe yarar mı bilinmez ama başka yol bulamadım.

sherlotte holmes dedi ki...

iki kedi uğramış buraya...




***
ben sana çok teşekkür ederim biyo... gerçekten...
***



***
başka bakınca başka görüyor insan. değişiyor birçok şey, takla atıyor mesela.
yine de bazen, bazı somut, kirli ve hain şeyler olduğu yerde kalıyor. ya sen değişeceksin, ya onlar değişecek.
sen değişemiyorsun. değişince çirkinleşip çamurlaşacağını biliyorsun. onlar zaten değişmekten uzaklar. o zaman karmaşa...
kaçıp saklandığın hiçbir yer uzak kalmıyor onlardan, gelip buluyor, yakınında kavga etmeye devam ediyorlar.
yine de tahammül dinlendikçe birikebilen bir şey. tükendiğinde bile kendini yenileyebiliyor. belki böyle devam ediyoruz...
emin değilim...

hoşgeldin aydan atlayan kedi...
***