Salı, Mayıs 13, 2008

aydede

herhalde yazdıklarını -kısmen- buraya aktardım diye kızmaz. ki kızamaz da burayı okumadığı için ruhu bile duymayacak ama olsun. bu satırlar bana gönderildikleri anda mülkiyetim altına girdiler... -mülkiyet?

neyse...


"Evet, doğrudur! Dün bugünden daha bir az arıza duruyordu, çevremizde bişeyler titriyordu ama dökülmüyordu. Şimdi etrafımızda bişeylerin pıt pıt pıt damlayarak eriyor görünmesi aslında sıcak bir yaz gününde hevesle aldığımız külah üstü top top dondurmanın erimesi gibi, belki bir kısmı eriyip damlayacak ellerimizi yapış yapış yaparak ama her zaman en tatlı yerleri ağzımızdan boğazımıza doğru serinlete serinlete ilerleyecek. Yeter ki üstüne su içelim ki hasta etmesin bizi.

Biz masalların tatlı tombiş çocuk kahramanları, biz içinde hala saklambaç ebesi olarak 100den geriye sayanlar, biz çizgi film saatine kadar haberlerin sıkıcı yavanlığına göğüs germiş süt kokulu yiğitler! Bir gün büyüdük ve hep yenildik sandık şanlı tarihimize rağmen. Halbusi hep ebe mi kaldık yerden yüksek oynarken?"

Hiç yorum yok: