Pazartesi, Mart 10, 2008

a

sokağa çıkıp deliler gibi koşmak, bağıra çağıra şarkı söylemek, tüm sevimsiz anıları, anı hatırlatıcı ıvır zıvırı bir çöp poşetine doldurmak, sarılmak, sarıldı mı öpmek, öptü mü gülmek, her güzel günü bir kez daha hatırlayıp, yeni güzel günlere sahip olmak, plan yapmak, yola çıkmak, otobüste omzunda uyumak, benimle dalga geçmesine izin vermek, kendi kendime gülmeme izin vermesini keyifle karşılamak, koşmaktan terlemek, güneşin alında, çimlerin üstünde, tam arada bi yerde uzanmak, gürültünün içinde sessizliği bulmak, iki shot doldurup birini uzatmasını beklemek, ağlamak, gülmek, sarılmak, uyumak, koşmak, güneşe çıkmak, yürümek, bu şehri karış karış bildiğin halde her adımda yeniden öğrenmek.

....aklımdan daha yüzlercesi geçerken....

bu kadar güzel olmuş muydu demek, şaşırmak, inanamamak, gözlerimin dolmasını engellemeye çalışmak, yanaklarımı sıkıştırmasına izin vermek, içimdeki bu coşku, bu ışık, bu güneş, bu herzamankinden çok olan heyecan, bu mutluluk bu güzellik... bu aşk... aşk... "hergün yeniden aşık olmak" diyenlerle dalga geçerken, biten aşka ama süren evliliğe kılıf uydurmak sanarken bu nasıl, nereden, ne zaman... sana inanmak ne güç... her sözcüğün seni çağrıştırması ne tuhaf... o kadar dalga yarattın, o kadar rüzgar ektim, o kadar devrildi bu sandal, nasıl döndü her defasına kıyıya... öyle zamanlarda sakince bekledi kıyıda, sakin... sanki yüz yaşında bir amcayla teyzenin yüz yıldır oturdukları sallanan sandalyeleri gibi... sonra nasıl çıktı yeniden yola her defasında, nasıl yarattı bu içimdekini...

sen nasıl nereden ne zaman... bu aşk nasıl... sen nasıl...

kalbim ah sığdırsan içine taşan giden tüm bu hisleri... kalbim ah sığabilsen göğüs kafesime... sığsan da ben içimden taşırmadan sağı solu devirmeden ulaşabilsem, kimseye duyurmadan belli etmeden sakince dokunabilsem... ya da sen yine sığmasan da göğüs kafesime ben bu heyecanın tadını çıkarsam. yürüsem, milyonlarca adım atsam yeryüzünde, milyonlarca adaya çıksam, 7 kıtayı da dolaşsam...

bu nasıl mutluluk seni düşününce, bu nasıl güzellik... ama bu aşk... aşk...