Perşembe, Ocak 31, 2008

dan

evet, dediğim gibi bir insanı değiştirtirebilecek tek duygu vicdan azabıdır. eğer o azap da yetmiyorsa değiştirmeye, artık umut yok demektir. ve ben şunu söylemedim, vicdan azabı en çok içini kaplayan duyguyu karşındakine de bulaştırdığında zonklamaya başlar.

eğer içindeki karalığı en çok sakınıp kolladığının gözlerinde gördüysen o zaman... içinde bir yer çaresizlikle kıvranır, daha çok çalışırsın toparlanmaya, daha hızlı ayağa kalkmaya çalışırsın, farkına varırsın yaptığının, onu acı içinde kavrulmaktan kurtarmanın tek yolunun iyileşebileceğini göstermek olduğunu hatırlarsın.

o zaman yeryüzünün gördüğü en acımasız ve kanlı savaş başlar. alırsın karşına kendini, vicdanını, kahrolası kararmış ruhunu ve tabii ki boğazının etrafına ellerini dolamış tanrıyı... "ancak benim izin verdiğim ölçüde güçlüsünüz. ancak benim izin verdiğim ölçüde güç verensiniz. şimdi size ihtiyacım var fakat toleransım yok" dersin. direnirler, elbette direnecekler, yaraların büyüyecek ve çoğalacak, yine de ayakta kalman gerektiğini bileceksin. mesela bir yandan çılgınca ağlarken diğer yandan "bunlar geçecek, kalkacağım ayağa, ben ikimizi de taşıyacak kadar güçlüyüm" aslında diyeceksin. kendinle kavga edeceksin. tüm bunlar olurken çok zorlanacağını bileceksin, "bunu tahmin etmemiştim" demeyeceksin. yorulmak bahane değil. dinlenmen gerektiğini hissettiğinde ölü taklidi yapsan da olur. olur çünkü bu pis bir oyun ve senin hem ayakta tutman hem ayakta kalman gerekiyordur... kan tutmayacak seni, sen kin tutmayacaksın. dört koldan saldırıyor olmalarına aldırmadan bıkıp, bırakacaklarını, seni eski hayatına teslim edeceklerini bileceksin. ama tüm bunların içinde her şeyin her an yeniden başlayabileceğini de bileceksin. tekrar kararıp etrafını sardıklarında "çocuklar sizi tanıyorum, kendinizi hiç yormayın" diyeceksin.

bunları yapmak zorundasın çünkü hala yaşadığına inanıyorsun. aklından geçen nefes alamamazlığı, güvenine gömeceğini biliyorsun. kendinden, yapacaklarından duyduğun korku iki avucunun arasında, boğazın yerine avucunu sıktığında çıkaraksın onun canını, kalmayacak korkun. ki sen bunları zaten biliyorsun.

hepsi geçecek
ve öyle uzaklaşacak ki
o kabuslar seni özleyecek, biliyorsun...

Hiç yorum yok: