Çarşamba, Ocak 23, 2008

düşçü

ilk not: bi altta yeni bi post var... onu da okuyun bi zahmet...

kimseyi taşıyacak kadar enerji dolu değilim. anlayışlı ve sevimli hallerimle vedalaştım. tabii muhakkak ki geçici bir süre. konuşmak istemiyorum da pek.
sol alt çenemde bir apse ile haşır neşir oldum bugün. kendisi geleceğini cuma günü duyurmuştu ama çok sevgili sağlık sistemimize küfretmekle geçirdiğim pazartesi ve salı günleri eyleme geçememiştim. bu akşam muhtemelen antibiyotiklerle haşır neşir olacağım. herhalde diş hekimi (ki içimden geçen sonsuza dek "dişçi" kelimesi olacaktır) hanım abla bu sefer dokunmaz dişime, darısı bi dahaki gidişime. bu arada diş ağrısına parol yazan zihniyeti mi kınamalıyım, parol yüzü görüp de "bana mısın" demeyen dişlerimi mi bilemiyorum.
itiraf etmeliyim, ben o diş perilerinden feci halde korkuyorum. nedenini çözemedim. üstelik işim dolayısıyla kendileri ile fazlaca haşır neşirim. ama korkuyorum. ellerini sıkarken bile yüzüm gözüm bi tuhaf oluyo. bu durumda çok eskiden elin meksikalı dişçisine duyduğum aşkı da anlayamıyorum. bu başka bir tartışma konusu elbette. hem david diye mexican mı olurmuş? neyse...
bu dişimle ilgili mevzu beni feci halde rahatsız ediyo. ara ara kafamı bi yerlere gömmek istiyorum ama hiç belli etmiyorum. ağrıkesici içmeden saatlerce dayanabiliyorum. biraz zor oluyo ama ağrı kesici hakkımı gece uykularıma saklıyorum. manyak mıyım? belki biraz ama elimden gelenin en iyisi bu. dişimden beynime hızla koşturan bi ağrı. bi yerden sonra ağrının kaynağını karıştırmaya başlıyor insan. kanal diyo doktor kılıklı! sensin kanal! çek onu razıyım ben diycem, kurtarırız diycek. korkuyorum.
salakça tamam, bunu kabul edelimm bakalım ama. fobik oldum iyice her şey bana korku salmak için var sanki :/
imdat!

Hiç yorum yok: