Çarşamba, Aralık 12, 2007

şöyleböyle

  • şimdi yazacaklarım için durup da kendine haksızlık ediyorsun demeyin. ama lütfen evet aynen öylesin de demeyin. başka şeyler söylemek isterseniz, dinlerim...

artık çocuk sayılmam ama yaşlandığımı söyleyemeyecek kadar küçüğüm. yine de şımarık, kaprisli, çoğunlukla huzursuz, olgun davranamayan, kafasını toy story'deki gibi kullanmaktan öteye geçemediği zamanları sık sık yaşayan, bir çocuğun hesapsızlığına, güvenine ve huzuruna yanaşamayan biriyim *o* çoğu zaman gevezeyim. kurduğum 100 cümlenin 78'i gereksiz. cümlelerimin çoğu ciddi anlamda israf, bunların hepsi rahatlıkla gürültü ya da görüntü kirliliği statüsüne girebilir *o* mutlu hissetmeyi, sağlıklı hissetmeyi, huzurlu hissetmeyi çoğu zaman beceremem. ne zaman kendimi iyi hissetsem, durup tuhaflığın ne olduğunu ya da nereden bir darbe geleceğini hesap etmeye çalışırım *o* sahip olduklarımın kıymetini bilemem. eşyalarıma da iyi bakamam. odamı toplayacak enerji bulamam. masamın üzerindeki eşya sayısı "1" bile olsa dağınık göstermeyi başarabilirim *o* bazen ne dediğimi bilmem, söylediğim lafın nereye gideceğini hesap etmeyi denemem *o* bir şeye tutundum mu bırakamam. huzurumu kaçırsa da artık ölmek üzere olduğumdan emin olmadan boynumu saran ipi kesemem *o* karşılık beklememem. sömürülmeye müsait yapımı hemencecik ortaya koyarım. kafama vurulduğunda bağırmam gerekirken ses çıkaramadığım zamanlar olur, kafama vurulacağını hissettiğimde karşımdakine tırnaklarımı geçirdiğim olur. bu ikisinin ortasını bulmayı kimi zamanları saymazsak pek beceremem *o* bir sürü gereksiz şeyi öğrenir, öğrendiklerimi yeri geldikçe birilerine söylemeye çalışırım. sonra insanların söylediklerimi götlerinden anlamalarına göz yumarım *o* bir şeyi çok istesem bile kolay kolay söyleyemem. kimseden kolay kolay bi şey isteyemem *o* haddinden fazla hayal kurar, birilerinin hayal ettiğim şeyleri hissedip gerçekleştirmesini bekler dururum. bunun asla olmayacağını bilsem de ve hatta bu hiç olmasa da aklımdan geçenler gerçekleşmedi diye üzülürüm *o* bir sürü şeyi severim ama sevdiklerimi kimseye söyleyemem. sevdiklerimi saymaya başladığımda onlarla ilgili beklentilerim olduğunun düşünülmesinden korkarım *o* korkağım. bir şey yapacağım zaman yüz bin kez düşünürüm. korktuğum şeyi korkumla birlikte başıma getiririm *o* kendimi sorgulamakta olduğu kadar yargılamada ve hatta kararı verip idama göndermekte sakınca görmem. sakınca görmediğim gibi kendime en büyük haksızlıkları hep ben yaparım *o* dururum, beklerim, bi şey demek isterim diyemem. bi şey desin isterim, demez, demesini istediğimi söyleyemem *o* şikayet ederim. şikayetlerimi bir türlü tüketemem. yapmak istediklerimi asla mükemmel sonuca erdiremem *o*
bir de kendimi yerden yere vurmaya bayılırım...

2 yorum:

disconnectus erectus dedi ki...

yine bi şarkıyla yorumlayacağım; kusura bakma:
"söyleş bakalım, üç günlük ömrünle, herkes memnun kendinde, öyle ya da böyle..."

kendimiz de olmasak kime acı çektireceğiz, iyi ki varız.

sherlotte holmes dedi ki...

iyi ki tabii :)