Salı, Ekim 16, 2007

sevemez kimse seni...

denizatı: birkaç senedir kendimi, özlediklerimi, hayatımı bulduğuma inandığım güzel hayvan. sadakati benliğine işlediğini düşünüyorum. uçsuz bucaksız denizin içinde küçücük bedenini bir dala tutturup, orada kalma çabası, çocuklarına sahip çıkışı... her şeyi ayrı güzel...
fil: en sevdiğim hayvanlardan, hafızalarına, duygularına, cüsselerine, törensel hayatlarına hayranım... büyük cüsseler kırılgan ruhlar gibi gelir hep, belki o yüzden inanılmaz bir şefkat besliyorum fillere karşı...

nergis: hayatımda duyduğum en güzel koku. gördüğüm en anlamlı çiçek. ne kadar ezikse, beyaza uzaksa kokusu o kadar güzel. kendisi çirkinleştikçe kokusu güzelleşen narsis'in çiçeği. hikayesi acıklı olsa da kendisi sadece hüzünlü. kendisi hüzünlü olsa da hissettirdiği huzur ama daha çok mutluluk... hayatımın en anlamlı yanı gibi, bi çok şeyin simgesi...
yasemin: kokusunu hep sevdiğim ama anlamını henüz bulduğum çiçek. yasemin... anlamını bulduğum ama buraya yazmak istemediğim güzel çiçek...

renkler: aslında sıralamak istemiştim ama öyle üçle beşle bitmeyeceğini fark edince böyle yazayım dedim. mavi, hiç bitmeyecekmiş gibi... kırmızı, inanır, güvenir gibi... siyah, güvencede gibi... lacivert, güçlü gibi... gri, kararlı gibi... pembe hep çocukmuş gibi... mor, başka bir dünyadan gibi...

bülent ortaçgil ve yann tiersen: kötü duyguların, kötü zamanların daha önce de atlatıldığını hatırlatan adamlar. iyileşeceğimin habercileri. hayatı küçümsemeyen, aksine sorunların farkında olan ama yaşamaya devam ettiğimizi hatırlatan adamlar.

öykü: oluyor ve bitiyor. her şey kısacık bir zamana sığıyor. ayrıntının ayrıntısızlığı, hayal gücünün körükleyicisi, 1000 kelimeyi süzüp 100 kelimeye düşürme becerisi.
masal: geçmiş güzellikleri hatırlatıp, gelecek güzel günleri anlatan pembe, mavi, mor sözcükler...

fahrenheit 451: bu dünyanın anlamının ve anlamsızlığının zihnime en güzel çakıldığı kitap. evet ben de bi kitap okudum hayatım değişti...

yağmur sonrası: bazen çok iyi bazense çok kötü hissetsem de yağmur sonrasını seviyorum. beni hatırlamam gerektiğine ikna ediyor.

uğur böceği: birisi o benekleri üzerine tek tek üflemiş gibi...

hatır(L)a: hep daha çok yaşayıp daha çok mutlu olacakmışım hissi yaratır anıları hatırlamak. aklımdan her o anının her saniyesi geçer, tekrar tekrar döner... mutluluk öyle zamanlarda gözlerime doluyor... hatırlamayı seviyorum, hatırlayacak şeyler biriktirmeyi de...

kırmızı pilot kalem: özellikle sarı kağıtlarda son derece güzel duruyor ondan çıkan kelimeler.

dostlarım: birden fazlasına sahip olduğum, kendim kadar sevdiğim, hem kötü hem iyi gün dostu olacaklarını, araya yüzyıllar girse de hep aynı duyguyla dönüp geleceklerini, dönüp gidebileceğimi, her zaman bulabileceğimi, dokunabileceğim mesafede olacaklarını bildiklerim.

Hiç yorum yok: