Çarşamba, Eylül 19, 2007

nah)(keme

birisi içimdeki mahkemeyi sonlandırsın. amerikan filmlerinin hafızama kazıdığı koca mahkeme salonu, içindeki bi dolu insan, hakim, savcı, avukatlar... zanlı... hepsi çıkıp gitsin beynimden. sorgu, yargı, karar ve ceza... ne olacaksa olsun ve bitsin artık. varlığına inanmadığım "adalet" girsin kapıdan içeri, "karar idam olmalı" desin mesela... ya da avukatlar kozlarını çıkarsınlar artık... bu kadar uzun süre sonra ne kadar sağlıklı olursa, o kadar sağlıklı bir kararla yoluna gitsin herkes... mahkemedeki fısıltılardan, beynimdeki uğultudan çok sıkıldım... sorgu, yargı, karar ve ceza... ne olacaksa olsun ve bitsin artık...

5 yorum:

kafcamus dedi ki...

kıymetli sherlotte,

ukalalığımı hoş görerek, "kanun önünde"yi okur musunuz?

sonra okumadıysanız belki Dava'ya da başlarsınız hem.

sevgiyle

sherlotte holmes dedi ki...

sevgili kafcamus,

kafka'nın okuduğum tek eseri dönüşüm'dü. onun izlerini hala üzerimde taşısam da başka bi yapıtını yüreğimin kaldırmayacağını düşünüyordum sanırım.
şimdi kanun önünde'yi okudum. allak bullak olduğumu itiraf etmeliyim. bundan sonra yine kafka okumak cesaret işi...
ama bu konuda konuşma hakkımı dava'yı okuduktan sonra kullanmak istiyorum. çok uzun sürmeyecek...

önerin için çok çok teşekkür ederim...

sevgiler

sherlotte holmes dedi ki...

bu arada asıl söyleyeceğimi unuttum.

düşündüklerimin olmayan cevapları "kanun önünde"de gizliymiş.

...

kendi cevabımı bulmam mümkün olmaz mı yine de?

her neyse...

kafcamus dedi ki...

sevgili sherlotte,

gerçek edebiyatı biraz da bu yüzden sevmez miyiz, bize sadece kendimizinmiş gibi gelen sorularla yüzleştirdiği için. Dava'yı da seveceksin sanırım. Kafka okumaktan da korkma, bilakis Kafka'yı okudukça işte serinleyeceksin.

bazen marazi bir "allahım allahım neler olmaktadır" yakınması yerine, sakin durmak, telaşa kapılmamakta da olabilir üstelik çözüm.

dedim ya ukalalık işte benimkisi. ama kat'a demişsiniz ya, gıcık kaptığınız "şunu şöyle yap", "canımmm ben de yanındayım, yalnız değilsin" gevelemesi değil. zira öylesini ben de sevmem:)

güzellikle

sherlotte holmes dedi ki...

karmaşık olduğunu düşündüğümüz her şeyin çözümü en basit yollarda oluyor aslında. ama her şeyin en zorunu ve kötüsünü düşünmeye o kadar alışmışım ki, basite, temele inemiyorum, gözden kaçırıyorum bazen...
belki de bu, herkes için böyle...
bilemiyorum...

ukalalık olduğunu düşündürmeyecek kadar samimi bulduğum yorumların canımı sıkmadı hiç... dolayısıyla zaten o gevelemelerden olduğunu düşünmedim... :)

sağ'ol...