Çarşamba, Ağustos 15, 2007

yarın senin doğum günün

Yarın senin doğum günün ...
Zaman, kağıt kesiği gibi değil mi?
İnce bir çizgiyle ayırıyor tenini.
Bir sızı hissediyorsun,
olmadık bir yerde rastlıyorsun,
ne olduğunu hatırlayamıyorsun,
acısına ağlamıyorsun...
Zaman çoktan geçmiş oluyor,
Kimseye nazlanamıyorsun.

Yarın senin doğum günün
Zaman, ağlamak gibi değil mi?
Sıcak bir göz yaşı gibi yüzünden akan.
Asla dokunup silemeyeceğim,
geri gönderemeyeceğim,
Saklamaya çalışsan da gözlerinden belli olan...

Yarın senin doğum günün...
Ve ben, ne yazık ki! yaşlanmanı seyredemeyeceğim.
" üstüne titreyerek erittiğim bu sevda için
Özür dilerim" diyemeyeceğim...

Yarın senin doğum günün...
Zaman benden de alıp götürecek, engellemeyeceğim...

Koyu bir kahve gibi olacak zaman, sabah ayıltmayan,
Akşam uyutmayan.
Senin gibi olacak, kendinden asla emin olamayan.

Yarın senin doğum günün...
Sana hiçbir zaman,
"Uyuyarak hiçbir sevda büyümez, "
bak ikimizde yaşlanıyoruz" diyemeyeceğim.
Soylu sadakat yeminleri edemeyeceğim

Yarın senin doğum günün...

Bu şiir,
Her şeye rağmen...
Sen ve ben yaşadıkça,
Soylu bir sadakat yemini gibi,
Bir kağıt kesiği gibi,
Yüzünden akan göz yaşı gibi,
Üstüne titreyerek erittiğim sevdana, tuttuğum yas gibi,
Sürüp gidecek .........

İyi ki doğdun .....

Nurgül Eryeşil

Hiç yorum yok: