Cuma, Haziran 15, 2007

yaz

Bu kadar zor olmamalı yazmaya başlamak. Zamansızlıktan ziyade tembellik benimki. Zaman zaman aklıma binlerce –bi parça abartmış olabilirim- yeni fikir çörekleniyor ama ben ne kağıdı kalemi alıyorum elime ne de bilgisayar başına geçiyorum. Sıkılmadım yazmaktan. Ya da yazmak istemiyor değilim. Problem ne tam olarak bilmiyorum.

Şöyle bir hayat istiyorum, balkonuma yayıp ondan sonra elimde yazı yazmamı kolaylaştıracak bir materyalle kulağımdan içeri ruhumun gıdası dolarken geçen günler... Hayatla ilgili kaygılardan sıyrılmak için gerekli asgari şeyleri bir şekilde karşılayabileceğim bir şey de olacak pek tabii. Ama işte ne kadar imkanlıysa o kadar imkansız...

Hani filmlerde filan çılgın insanlar vardır. Cesur. Kendileri için yapacakları şeyler konusunda içlerinde cesaret aramaları gerekmez. O cesaret zaten yayılmıştır bünyelerine. O kadar bütünleşmişlerdir ki varlığının bile farkında olmadan hep onunla hareket ederler. Bazen onlardan olmak istiyorum işte ben de. Bu pek mümkün görünmüyor. Eğer bu mümkün görünseydi hayatımı kendimi mutlu etmek üzere yaşamak dilek/hayal olmaktan çok uzak olurdu şimdi...

Eskiden hırsımı almak için yazıyordum. Hırsımı almak değilse bile kendi kendime dert yanmak, ne kadar üzgün olduğumu söyleyemediğim için içimde daha fazla büyümeden dışıma bu şekilde atabilmek. Ya da başka bir şey, tam olarak bilmiyorum. Sonra bir yerde bir kırılma yaşadım -ne olduğundan emin değilim ama belki de yeterince dert yandığımdandır. Yaşadığım o kırılmadan sonra, dert yanmaktan çok daha gerçek benden –daha doğrusu kişisel problemlerimden, sanrılarımdan vs- soyutlanmış bir şeye dönüştü –aslında burada şey demekten hoşlanmadım ama uygun kelimeyi de bulamadım.

En son yazdığım öykünün üzerinden aylar geçti. Ufak tefek girişimlerim olsa da yarım kaldı. İsteksizlik falan değil. Sadece kendimi ona verecek enerjim yok. Aslında yazmayı çok istediğim birkaç şey var ama neyi beklediğimi ben de bilmiyorum.

Bu durum bende bir rahatsızlık yaratıyor bile sayılmaz aslında. Böyle uzun uzun anlatıyorum ama rahatsızlıktan ziyade ilginç geliyor. Ya da rahatsızlığım rahatsız edici boyutlara ulaşmadı henüz :)

Ama şundan da eminim; bu geçsin istiyorum. Elimdeki, aklımdaki her şeyi kullanmak istiyorum. Üstelik bunun kendimi işe yarar hissetmemi, en azından hayatımda varlığını istediğim bir şeyi yapıyor olduğumu düşünmemi sağlayacağını da biliyorum.

Bir kırılma daha istiyorum kendimden ama mesaj “bana” nasıl ulaşacak bilemiyorum.

Hiç yorum yok: